<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.kalpsesi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kalpsesi.com</link>
	<description>sohbet, chat, islami sohbet, islami chat, dini sohbet, islam</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Feb 2012 17:38:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Ceban El Kurdi (Peygamber efendimizin Kürd Sahabesi)</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/ceban-el-kurdi-peygamber-efendimizin-kurd-sahabesi-sahretullah/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/ceban-el-kurdi-peygamber-efendimizin-kurd-sahabesi-sahretullah/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 17:37:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İslami Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Araplar]]></category>
		<category><![CDATA[Caban]]></category>
		<category><![CDATA[Caban el kürdi]]></category>
		<category><![CDATA[caban el kürdi caban el surdi]]></category>
		<category><![CDATA[Caban el kürdi hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Caban el kürdi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Caban el kürdi'dir]]></category>
		<category><![CDATA[Farslar ve Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz peygamber'in şu meşhur hadisini rivayet eden sahabe Caban el kürdi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürd Sahabe]]></category>
		<category><![CDATA[kürt sahabe]]></category>
		<category><![CDATA[kürt sahabi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber efendimizin Kürd Sahabesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=760</guid>
		<description><![CDATA[Caban el kürdi isimli sahabe, Hz. peygamber zamanında Müslüman olan ilk Kürtlerdendir. Ne hikmetse İslami kaynaklarda caban el kürdi caban el surdi olarak değiştirilmiştir. Bunun nedenleri sorulduğunda alınan klasik cevaplar hazır ve tekdüzedir; ya bir yazım hatası, ya da basım hatası diye geçiştirilmiştir. Maalesef günümüzde birçok dini yayınevi ve matbaalar İslam&#8217;ı ve İslami değerleri kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Caban <strong>el</strong> kürdi isimli sahabe, Hz. peygamber zamanında Müslüman olan ilk Kürtlerdendir. Ne hikmetse İslami kaynaklarda <strong>caban <strong>el</strong> kürdi caban <strong>el</strong> surdi </strong>olarak değiştirilmiştir. Bunun nedenleri sorulduğunda alınan klasik cevaplar hazır ve tekdüzedir; ya bir yazım hatası, ya da basım hatası diye geçiştirilmiştir. Maalesef günümüzde birçok dini yayınevi ve matbaalar İslam&#8217;ı ve İslami değerleri kendi politik çıkarlarına kurban etmekten çekinmemişlerdir. Türkler, Araplar ve Farslar, İslam&#8217;ı kabul ederken kendi İslam öncesi din ve geleneklerinin bir bölümünü de İslamlaştırmışlardır. Mısırlı yazar Dr. Fehmi Şinavi, “İslam Ümmetinin Yetimleri Kürtler” isimli kitabında şöyle der: “Araplar, Farslar ve Türkler, İslam&#8217;ı kendi devlet siyasetlerine sürekli kurban etmişlerdir ama Kürtlerin, İslam&#8217;ı kurban edecekleri bir devletleri olmadığından dolayı Kürtlerdeki İslam algılayışı diğerlerinkinden daha durudur.”</p>
<p>Hz peygamber&#8217;in şu meşhur hadisini rivayet eden sahabe <strong>Caban <strong>el</strong> kürdi&#8217;dir. “Sizlere iki ağır ve paha biçilmez emanet bırakıyorum: Kitabullah ve Siretimdir. Bu ikisi asla birbirinden ayrılmaz ve Havzada birlikte bana gelirler&#8221;</strong> hadisini, Caban <strong>el</strong> Kürdi&#8217;den sonra yaşayan Tirmizi, Cabir b. Abdullah&#8217;tan nakletmiştir.</p>
<p><strong>Caban <strong>el</strong> Kürdi Bazen bölgesine atanan ilk validir. Aynı zamanda İslam tarihinde ilk olarak atanan valilerdendir.</strong></p>
<p><img src="http://sphotos.xx.fbcdn.net/hphotos-snc6/58412_424587021510_338557596510_5407046_1984092_n.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/ceban-el-kurdi-peygamber-efendimizin-kurd-sahabesi-sahretullah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adiyaman Sohbet</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/adiyaman-sohbet/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/adiyaman-sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 11:16:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Odalari]]></category>
		<category><![CDATA[Adiyaman Adiyaman]]></category>
		<category><![CDATA[Cet Adiyamanli Kizlarla Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Adiyaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=755</guid>
		<description><![CDATA[                           Adıyaman sohbet odalarına hoşgeldiniz.                   KaLpSesi.Com kaliteli sohbet anlayışı ve güvencesi ile birlikte sizlere eğlenceli ve huzurlu bir ortam sağlıyor. Adıyamanlı iseniz ve Adıyaman sohbet odalarında diğer arkadaşlarla sohbet etmek ve tanışmak istiyorsanız hiç vakit kaybetmeyin]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                           Adıyaman sohbet odalarına hoşgeldiniz.</p>
<p>                  KaLpSesi.Com kaliteli sohbet anlayışı ve güvencesi ile birlikte sizlere eğlenceli ve huzurlu bir ortam sağlıyor.</p>
<p>Adıyamanlı iseniz ve Adıyaman sohbet odalarında diğer arkadaşlarla sohbet etmek ve tanışmak istiyorsanız hiç vakit kaybetmeyin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/adiyaman-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aydin Sohbet</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/aydin-sohbet/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/aydin-sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 11:03:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Odalari]]></category>
		<category><![CDATA[Aydin Aydin]]></category>
		<category><![CDATA[Cet Aydinli Kizlarla Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Aydin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=752</guid>
		<description><![CDATA[www.KalpSesi.com Sohbet ederken zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anlayacaksınız. Bizimle sohbet&#8217;in tadına varacaksınız. Her gün sizi sohbete bekliyoruz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.KalpSesi.com">www.KalpSesi.com</a> Sohbet ederken zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anlayacaksınız. Bizimle sohbet&#8217;in tadına varacaksınız. Her gün sizi sohbete bekliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/aydin-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ardahan Sohbet</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/ardahan-sohbet/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/ardahan-sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 10:53:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Odalari]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Cet Ardahanli Kizlarla Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Ardahan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=749</guid>
		<description><![CDATA[75 Ardahan Sohbet Chat Odalarına Hoş Geldiniz. Ardahanlı Arkadaşlarımızı Artık Ardahanın Gerçek SOhbet kanalı 75 Ardahan Sohbete &#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>75 <em>Ardahan Sohbet</em> Chat Odalarına Hoş Geldiniz. Ardahanlı Arkadaşlarımızı Artık Ardahanın Gerçek SOhbet kanalı 75 <em>Ardahan Sohbete</em> <strong>&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/ardahan-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara Sohbet</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/ankara-sohbet/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/ankara-sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 10:38:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Odalari]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Cet Ankarali Kizlarla Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Ankara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=747</guid>
		<description><![CDATA[Burasi sadece Ankara&#8217;ya özel degildir burasi tüm Türkiye vatandasina özel sohbet chat odalaridir. sohbete baglanmakta fazla düsünmeyin dogru adrestesiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Burasi sadece Ankara&#8217;ya özel degildir burasi tüm Türkiye vatandasina özel sohbet chat odalaridir. sohbete baglanmakta fazla düsünmeyin dogru adrestesiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/ankara-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aksaray Sohbet</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/aksaray-sohbet/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/aksaray-sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 10:31:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Odalari]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Cet Aksarayli Kizlarla Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Aksaray]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=743</guid>
		<description><![CDATA[aksaray sohbet odalari KalpSesi.com tarafindan size sunulan bir google aksaray sohbet odalari araması hizmetidir. Amacımız google sohbet odalari aramasını daha kaliteli bir şekilde sunmaktır. aksaray sohbet odalarında chat yapmak için yapmanız gereken sitemize bağlanıp aksaray sohbet odalarına girmek. aksaray sohbet odaları sadece aksaraylılara özeldir. aksaray sohbet odalarinin chat ayrıcalığı diğer aksaray sohbet odalarından daha kaliteli olmasıdır. aksaray sohbet odalarinin aksarayda yaşayan ünlülerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>aksaray sohbet odalari KalpSesi.com tarafindan size sunulan bir google aksaray sohbet odalari araması hizmetidir. Amacımız google sohbet odalari aramasını daha kaliteli bir şekilde sunmaktır. aksaray sohbet odalarında chat yapmak için yapmanız gereken sitemize bağlanıp aksaray sohbet odalarına girmek. aksaray sohbet odaları sadece aksaraylılara özeldir. aksaray sohbet odalarinin chat ayrıcalığı diğer aksaray sohbet odalarından daha kaliteli olmasıdır. aksaray sohbet odalarinin aksarayda yaşayan ünlülerde chat yapmaktadır. aksaray sohbet odalarina girerek onlarla tanışma imkanı bulabilirsiniz. aksaray sohbet odalarinin bir <a href="http://www.kalpSesi.com">www.kalpSesi.com</a> iştırakı olup google aksaray sohbet aramalarına hizmet vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/aksaray-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Afyon Sohbet</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/afyon-sohbet/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/afyon-sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 10:27:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Odalari]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Cet Afyonlu Kizlarla Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Afyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=741</guid>
		<description><![CDATA[Afyon sohbet odamıza hoşgeldiniz. Afyon chat kanalında afyonlu vatandaşlarımızla tanışabilir, sohbet edebilirsiniz. Tek yapmanız gereken afyon chat kanalinda ben afyonluyum arkadaşşşşşş diye yazmanız]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Afyon sohbet odamıza hoşgeldiniz. Afyon chat kanalında afyonlu vatandaşlarımızla tanışabilir, sohbet edebilirsiniz. Tek yapmanız gereken afyon chat kanalinda ben afyonluyum arkadaşşşşşş diye yazmanız</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/afyon-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adana Sohbet</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/adana-sohbet/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/adana-sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 10:18:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Odalari]]></category>
		<category><![CDATA[Adana Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Cet Adanali Kizlarla Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Adana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=739</guid>
		<description><![CDATA[KalpSesi.com  sohbet ettiğiniz kişi sizinle aynı semtte, hatta belki de aynı mahallede oturuyor. Niye uzakta olanlarla vakit kaybedesiniz ki? Aradığınız aşk yanıbaşınızda!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KalpSesi.com  sohbet ettiğiniz kişi sizinle aynı semtte, hatta belki de aynı mahallede oturuyor. Niye uzakta olanlarla vakit kaybedesiniz ki? Aradığınız aşk yanıbaşınızda!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/adana-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PEYGAMBER EFENDİMİZİN VEFATI</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/peygamber-efendimizin-vefati/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/peygamber-efendimizin-vefati/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 08:15:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyer]]></category>
		<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islam dini]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[PEYGAMBER EFENDİMİZİN şehadeti]]></category>
		<category><![CDATA[PEYGAMBER EFENDİMİZİN VEFATI]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=736</guid>
		<description><![CDATA[Hicretin onuncu yılında Rasülullah (s.a.), yüz binden daha fazla müslümanla birlikte Medine&#8217;den hacc için hareket etti. Bu hacc esnasında Arafat dağı yanında, İslâm&#8217;ın anayasası kabul edilen veciz ve ölümsüz hutbesini iradetti. Bu hutbesinde, İslâm&#8217;ın temel ilke ve kaidelerini beyan ederek, insanlar arasında fark gözetmeyen bir eşitlik ilan etti. Şöyle diyordu: &#8220;Ey nas! Biliniz ki Rabbiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: x-small;">Hicretin onuncu yılında Rasülullah (s.a.),<br />
yüz binden daha fazla müslümanla birlikte Medine&#8217;den hacc için hareket etti. Bu<br />
hacc esnasında Arafat dağı yanında, İslâm&#8217;ın anayasası kabul edilen veciz ve<br />
ölümsüz hutbesini iradetti. Bu hutbesinde, İslâm&#8217;ın temel ilke ve kaidelerini<br />
beyan ederek, insanlar arasında fark gözetmeyen bir eşitlik ilan etti. Şöyle<br />
diyordu:</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">&#8220;Ey nas! Biliniz ki Rabbiniz birdir,<br />
babanız birdir. Hepiniz Adem&#8217;densiniz. Adem de topraktandır. Allah yanında en<br />
üstününüz, O&#8217;ndan en çok korkanınızdır. Arab&#8217;ın, Arab olmayana üstünlüğü yoktur;<br />
üstünlük ancak takva iledir.&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in nüzûlü de Maide sûresinin<br />
3. ayetindeki, &#8220;Bugün size, dininizi kemale erdirdim, size olan nimetimi<br />
tamamladım ve size din olarak İslâm&#8217;ı seçtim.&#8221; kavl&#8217;i şerifinin nazil olmasıyla<br />
tamamlanmıştı.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Veda Hacc&#8217;ının üzerinden henüz üç ay<br />
geçmemişti ki, Rasülullah (s.a.) ateşli bir hummaya yakalandı. Onun hastalığının<br />
şiddetlendiğini gören Ensar, Mescidi Nebî&#8217;de toplanmışlardı. Fadl b. Abbas ve<br />
Ali b. Ebi Talib, bu durumu Peygamber Efendimize ulaştırdılar. Bunun üzerine<br />
Peygamber Efendimiz, Ali, Abbas ve Fadl&#8217;a dayanarak Ensarın huzuruna çıktı. Başı<br />
sarılıydı. Minber&#8217;in alt basamağında oturdu, Allah&#8217;a hamd ve senadan sonra şöyle<br />
hitap etti; &#8220;Ey nas! Duydum ki, siz peygamberinizin ölmesinden korkuyormuşsunuz.<br />
Allah&#8217;ın benden önce gönderdiği peygamberlerden ebedî yaşayan biri var mı ki,<br />
ben sizin içinizde ebedî kalayım? Bilesiniz ki, elbette ben Rabbime kavuşacağım,<br />
siz de bana ulaşacaksınız. Size, ilk muhacirlere hayırlı davranmanızı vasiyet<br />
ederim. Bütün muhacirler de birbirlerine karşı hayırlı olsunlar. Allahu Teâlâ<br />
şöyle buyurur; &#8220;Asra (yani peygamberlik çağına, yahut bütün zamana veya ikindi<br />
namazına) andolsun ki, insan ziyan içindedir. Ancak inanıp iyi işler yapanlar,<br />
birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka&#8221;<br />
(onlar ziyandan kurtulmuşlardır.) Her iş, Allah&#8217;ın izniyle, iradesiyle cereyan<br />
eder. Siz olacak şeylerin sırasını değiştiremezsiniz, Allahu Teâla sizden<br />
birinizin acelesiyle, acele davranmaz. Allah&#8217;ın iznine, iradesine galebe etmeğe<br />
çalışanlar, en sonu mağlub olurlar. Allah&#8217;ı aldatmak isteyenler de muhakkak<br />
aldanırlar. Nitekim o, şöyle buyurur: &#8220;Demek iş başına gelecek olursanız,<br />
yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız.&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">&#8220;Ey nâs! Size Ensar halkına da hayırlı<br />
olmanızı vasiyet ederim, çünkü onlar sizden önce iman yurdunu hazırlamışlardır.<br />
Onlara iyi muamele ediniz. Onlar sizi kendi mahsullerine ortak etmediler mi?<br />
Evlerini sizinle paylaşmadılar, sizi vaktiyle evlerinde ağırlamadılar mı?<br />
Kendileri ihtiyaç içinde oldukları halde, her hususta sizi nefislerine tercih<br />
etmediler mi? O halde (ey muhacirler!) sizden biriniz iki adam arasında hakemlik<br />
yapmak görevine getirilirse Ensarın iyilik edenlerine teveccüh ve ikram etsin,<br />
fenalık yapanların kusurlarından da vazgeçsin. Biliniz ki, kendinizi onlara<br />
tercih edemezsiniz. Biliniz ki, ben size karşı çok merhametliyim, yine biliniz<br />
ki, ben Rabbime kavuşacağım, sizler de bana kavuşacaksınız. Buluşacağımız yer,<br />
Kevser havuzunun kenarıdır. Benimle havuz kenarında buluşmak isteyenler<br />
dillerini gerekli olan şeylerin dışındaki boş şeylerden çeksinler.&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Rasülullah (s.a.), 13 Rebiülevvel h. 11 (8<br />
Haziran 632) pazartesi günü ruhunu teslim etti. Risaleti tebliği etmiş,<br />
kendisine verilen emaneti en mükemmel bir şekilde yerine getirmiş olarak ömrünün<br />
63&#8242;ünde Rabbimizin rahmetine kavuştu.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Rasülullah&#8217;ın vefat haberi, müslümanlar<br />
üzerinde müthiş bir tesir icra etti, öyle ki büyük bir şaşkınlığa düşerek<br />
peygamberlerin de, diğer insanlar gibi öleceklerini bildiren ayetleri bile<br />
unuttular. Kılıcını çekip dikilen Ömer b. Hattâb, Rasülullah&#8217;ın öldüğünü<br />
söyleyenleri ölümle tehdit ediyor ve şöyle diyordu: &#8220;Münafıklardan bir adam,<br />
Rasülullah&#8217;ın vefat ettiğini zannetmiştir. Hayır vallahi! O ölmedi, lakin<br />
Musa&#8217;nın gittiği gibi, dönmek üzere Rabbine gitti. Vallahi Rasülullah dönecek ve<br />
öldüğünü söyleyenlerin ellerini kesecektir.&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Rasülullah&#8217;ın vefatını duyan Hz. Ebubekir,<br />
Mescid&#8217;in önüne geldiğinde Ömer hâlâ, halka bir şeyler söylüyordu. O, bunlara<br />
aldırmaksızın doğruca Rasülullah&#8217;ın bulunduğu odaya girdi. Üzerindeki örtüyü<br />
kaldırarak şöyle dedi: &#8220;Babam ve anam yoluna feda olsun ya Rasülellah! Ölümünde<br />
de, diriyken olduğu gibi ne kadar güzel ve temizsin. Senin ölümünle, hiçbir<br />
peygamberin ölümüyle kesilmemiş olan peygamberlik son bulmuştur. Şanın ve<br />
şerefin o derece büyük, o kadar güzel vasıflara sahibsin ki, tanıtılmak ve<br />
üzerine ağlanmaktan münezzehsin. Ya Rasülellah! Ölümünle insanlara teselli<br />
oldun, zira nübüvvet özelliklerinle hususiyet kazanmış olmana rağmen ölüm sana<br />
da yetişti. Ölümle o derece umumileştin ki, ölümlü olmakta hepimiz seninle eşit<br />
olduk. Kendin tercih etmemiş olsaydın, ölümün nefislerimize çok zor gelirdi,<br />
eğer bizi ağlamaktan menetmemiş olsaydın, senin için gözyaşları döker; hatta göz<br />
pınarlarımızı kuruturduk. Ama, yine de göz yaşımızı tutmağa gücümüz yetmiyor.<br />
Şiddetli üzüntü ve kederi üzerimizden atamıyoruz. Allah&#8217;ım bizden ona selâm<br />
ulaştır. Ya Muhammed (s.a.)! Rabbinin katında bizi unutma, hatırında kalalım.<br />
Sekinet ve rahatlık yaratılmamış olsaydı, korku ve üzüntü de yaratılmazdı.<br />
Allahım, nebine bizden selâm ulaştır, onu aramızda muhafaza et!&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Hz. Ebubekir, daha sonra Rasülullah&#8217;ın<br />
naşının başından ayrıldı, dışarı çıkarak halka hikmetli ve anlamlı hutbesini<br />
irad etti. Bu hutbe müslümanların aklını başına getirdi ve düştükleri hatayı<br />
hemen anladılar. Hz. Ebubekir şöyle hitap etmişti: &#8220;Şehadet ederim ki, Allah<br />
birdir, O&#8217;ndan başka ilah yoktur, O&#8217;nun hiçbir ortağı yoktur. Yine şehadet<br />
ederim ki, Muhammed O&#8217;nun kulu ve rasülüdür. Yine şehadet ederim ki, Kitap (Kur&#8217;an)<br />
nazil olduğu, din meşru kılındığı, Hadîs iradedildiği, söz söylendiği gibi<br />
mahfuzdur. Allah, apaçık bir hakikattır,&#8221; sonra da şöyle dedi: Ey nâs!<br />
Muhammed&#8217;e kulluk eden var idiyse bilsin ki: Muhammed muhakkak ölmüştür; Allah&#8217;a<br />
tapanlara gelince, şüphesiz Allah diridir, ebediyyen bâkidir.&#8221; Devamla şu<br />
manadaki ayetleri okudu:</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">&#8220;Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de<br />
peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin<br />
üzerinde</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde<br />
geriye dönerse, Allah&#8217;a hiç bir ziyan veremez. Allah, şükredenleri<br />
mükafatlandıracaktır.” Ve devam etti: &#8220;Allahu Teâlâ işini, size vasiyet<br />
etmiştir, onda ümitsizlik ve sabırsızlığa düşmeyiniz. Şüphesiz Allah, sizin<br />
yanınızdaki ve kendi yanındaki şeyleri Nebisi için seçmiştir. Onu, yarlığamasına<br />
çekip almış, Kitabını ve nebisinin sünnetini sizde bırakmıştır. Bu ikisine<br />
sarılan doğruyu bulur, o ikisinin arasını ayıran sapıtır. Ey iman edenler! Allah<br />
için hakkı ayakta tutan kimseler olunuz. Şeytan, Peygamberimizin ölümü sebebiyle<br />
sizi aldatmasın, dininizden saptırmasın. Şeytanı aciz bırakacağınız şeyde, ondan<br />
acele davranınız. Size ulaşmasına fırsat vermeyiniz.&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Malik b. Enes&#8217;in şöyle dediği rivayet<br />
edilir: &#8220;Bana ulaştığına göre Rasülullah (s.a.), pazartesi günü vefat etmiş,<br />
salı günü defnedilmiştir. Müslümanlar, cenaze namazını gurublar halinde, imamsız<br />
olarak kılmışlardır.&#8221; Sahabe-i Kiram, Rasülullah&#8217;ın nereye defnedileceği<br />
hususunda ihtilafa düşmüşler, bazıları doğum yeri olan Mekke&#8217;ye, bazıları<br />
ashabının yanına Cennetü&#8217;l-Baki&#8217; kabristanına bazıları da kendi mescidine<br />
gömülmesini teklif etmişlerdi. Bu esnada söz alan Hz. Ebubekir, Peygamber<br />
Efendimizin &#8220;Hiçbir peygamber, vefat ettiği yerin dışında bir mahalde<br />
defnedilmemiştir.&#8221; mealindeki hadisini rivayet ederek, bu ihtilâfın ortadan<br />
kalkmasını sağladı.</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/peygamber-efendimizin-vefati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VEDA HUTBESİ</title>
		<link>http://www.kalpsesi.com/veda-hutbesi/</link>
		<comments>http://www.kalpsesi.com/veda-hutbesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 08:14:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyer]]></category>
		<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini chat]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[hutbe]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islam dini]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[kalpsesi]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimizin VEDA HUTBESİ]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili peygamberim]]></category>
		<category><![CDATA[VEDA]]></category>
		<category><![CDATA[VEDA HUTBESİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpsesi.com/?p=734</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Peygamber&#8217;in, hicri 10. yılda yaptığı Veda Haccı&#8217;nda sayıları yüz on dört bini bulan hacıya hitaben irad ettiği hutbe. Peygamber (s.a.s) bu son hutbesinde, bundan sonra bir daha haccedemeyeceğini bildirip vefatının yaklaştığını ima ettiği, sonraki gelen günler de onun bu sözlerini doğruladığı için bu hacca Veda Haccı, bu hac esnasında irad ettiği hutbeye de Veda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: x-small;">Hz. Peygamber&#8217;in, hicri 10. yılda yaptığı<br />
Veda Haccı&#8217;nda sayıları yüz on dört bini bulan hacıya hitaben irad ettiği hutbe.<br />
Peygamber (s.a.s) bu son hutbesinde, bundan sonra bir daha haccedemeyeceğini<br />
bildirip vefatının yaklaştığını ima ettiği, sonraki gelen günler de onun bu<br />
sözlerini doğruladığı için bu hacca Veda Haccı, bu hac esnasında irad ettiği<br />
hutbeye de Veda Hutbesi adı verildi. Veda Hutbesi her ne kadar tek bir hutbe<br />
imiş gibi kabul edilmekteyse de, gerçekte bu hutbe, Arafat ta, Mina da ve bir<br />
gün sonra yine Mina&#8217;da olmak üzere arafe günü ile bayramın birinci ve ikinci<br />
günlerinde parça parça irad edilmiştir (Tecrid-i Sarih, Terc. X, 396). Değişik<br />
yer ve zamanda irada buyurulduğu için de hutbe, birçok kişi tarafından<br />
birbirinden farh şekillerde rivâyet edilmiş; kişinin ya da grubun duyduğunu<br />
diğerleri işitmediğinden, hutbenin tamamının biraya toplanmasında bu farklı<br />
rivâyetlerden yararlanılmış ve daha sonraki yıllarda bu üç ayn yer ve zamanda<br />
buyurulan hutbe tek bir hutbe olarak biraraya getirilmiştir.<br />
</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Rasûlüllah&#8217;ın bu son haccından bir yıl önce<br />
nâzil olan Tevbe sûresinde, müşriklerin pis olduğu ve bu yıldan sonra Mescid-i<br />
Haram&#8217;a yaklaşmamaları (et-Tevbe, 9/28) emredildiği için, Veda Haccı&#8217;nda<br />
Mekke&#8217;de sadece Müslümanlar vardı, hutbeyi de yalnızca Müslümanlar dinlemişti.<br />
Zaten Mekke&#8217;in fethinden sonra müşriklerin sayısı parmakla sayılacak kadar<br />
azalmıştı. Rasûlüllah, Medine&#8217;den kendisiyle birlikte yola çıkan yüzbin<br />
civarındaki ashâbıyla Mekke&#8217;ye haccetmek için geldiklerinde bir yıl önceki uyarı<br />
sebebiyle Mekke&#8217;de müşrik kalmamıştı; çoğunluk Müslüman olurken Mekke&#8217;yi<br />
terkedenler de vardı. Rasûlüllah, haccın bütün erkâmın bizzat kendisi yaparak<br />
Müslümanlara öğretmiş, İslâm&#8217;ın hac konusundaki emirleri de böylece<br />
tamamlanmıştı. İslâm&#8217;ın tamamlandığını bildiren bazı âyetler de bu Veda<br />
Haccı&#8217;nda nâzil oldu.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Cahiliye döneminde dışarıdan gelen hacılar<br />
Arafat&#8217;ta vakfeye dururken, Kureyş eşrafı diğer insanlardan üstün olduklarını<br />
belli edercesine Arafat yerine Müzdelife&#8217;de vakfeye dururlardı. Rasûlüllah<br />
cahiliye döneminin bu sınıf üstünlüğüne dayalı âdetini ortadan kaldırdı ve bütün<br />
hacılar gibi Arafat&#8217;ta vakfeye durdu. Rasûlüllah&#8217;a orada bu dinin tamamlandığı<br />
şu âyet-i kerimeyle müjdelendi: &#8220;Ey Mü&#8217;minler, şu küfreden müşrikler bugün<br />
dininizi söndürmekten ümidlerini kesmişlerdir. Artık bundan böyle onlardan<br />
korkmayınız; ancak benden korkunuz. Bugün dininizi kemale erdirdim; ve size<br />
ihsan ettiğim nimetimi tamamladım. Din olarak da size İslâm&#8217;ı seçtim&#8221;(el-Mâide,<br />
5/3). Dinin kemale erdirilmesine bütün Müslümanlar sevinirken yalnızca Hz. Ebû<br />
Bekir ile Hz. Ömer, bunun, Hz. Peygamber&#8217;in vefatının yaklaştığına delalet<br />
ettiğini anlamışlar ve gözlerinden yaşlar akmıştı. Gerçekten de bundan sonra<br />
Rasûlüllah seksen iki gün yaşamış ve vefat etmiştir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Arafat&#8217;ta yüz binin üzerindeki hacıya<br />
hitaben bir hutbe irad eden Rasûlüllah sesinin bütün hacılar tarafından<br />
işitilmesi için belli mesafelerde gür sesli sahabilerden bazılarını<br />
görevlendirdi. Rasulüllah&#8217;ın sözlerini tekrar eden bu kişiler hutbenin bütün<br />
hacılar tarafından duyulmasını sağlıyorlardı. Devesi Kusva&#8217;nın sırtında olduğu<br />
halde Rasûlüllah şu hutbeyi irac etti:</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">&#8220;Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz.<br />
Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha<br />
buluşamayacağım. Ey İnsanlar bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu<br />
aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz nasıl mübarek bir şehir ise;<br />
canlarınız, mallarınız, ırzlarınız da öyle mukaddestir, her türlü saldırıdan<br />
emindir. Ashabım! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve<br />
hareketinizden sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski dalâletlere dönüp<br />
birbirinizin boynunu vurmayın. Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara<br />
bildirsin Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi<br />
anlayarak muhafaza etmiş olur.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Ey ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa<br />
onu sahibine versin. Fa izin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımız altındadır.<br />
Lakin borcunuzun aslın vermek gerekir. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız.<br />
Allah&#8217;ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahiliyetten kalma bu çirkin âdetin<br />
her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmuttalib&#8217;in oğlu<br />
(amcam) Abbas&#8217;ın faizidir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Ashabım! Cahiliyet devrinde güdülen kan<br />
davaları da tamamen ortadan kaldırılmıştır,&#8217; ilk kaldırdığım kan davası da<br />
Abdulmuttalib&#8217;in torunu (yeğenim) Rebîa&#8217;nın kan davasıdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Ey İnsanlar! Bugün şeytan sizin şu<br />
topraklarınızda yeniden nüfuz ve saltanat gücünü ebedi surette kaybetmiştir.<br />
Fakat bu kaldırdığım şeyler haricinde küçük gördüğünüz işlerde de ona uyarsanız<br />
bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan sakınınız.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Ey İnsanlar! Kadınların haklarına riayet<br />
etmenizi ve bu hususta Allah&#8217; tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları<br />
Allah&#8217;ın emaneti olarak aldınız. Ve onların namuslarını ve ismetlerini Allah<br />
adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; onların,<br />
aile şerefini koru malları ve evlerinizi sizin hoşlanmadığınız hiç kimseye<br />
açmamaları, çiğnenmemeleridir. Eğer onlar, razı olmadığınız herhangi bir kimseyi<br />
evinize alırlarsa onları hafif bir şekilde dövebilir, azarlayabilirsiniz.<br />
Kadıların da sizin üzerinizdeki hakları; örfe göre her türlü giyim ve<br />
yiyeceklerini temin etmenizdir. Ey mü&#8217;minler, size bir emanet bırakıyorum ki siz<br />
ona sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiçbir zaman şaşırmazsınız. O emanet Allah&#8217;ın<br />
kitabı Kur&#8217;ândır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Ey mü&#8217;minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi<br />
muhafaza ediniz. Müslüman müslümanın kardeşidir ve bütün Müslümanlar kardeştir.<br />
Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz, başkasına helal değildir.<br />
Ancak gönül hoşluğuyla verilen başka. Ashabım! Nefsinize de zulmetmeyiniz.<br />
Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır:</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Ey insanlar! Cenab-ı Hak her hak sahibine<br />
hakkını vermiştir. Varis için vasiyete gerek yoktur. Çocuk kimin döşeğinde<br />
doğmuşsa ona aittir. Zinakâr için mahrumiyet cezası vardır. Babasından başkasına<br />
nesep iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına uymaya kalkan nankör,<br />
Allah&#8217;ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün Müslümanların düşmanlığına<br />
uğrasın. Cenab-ı Hak bu insanların ne tevbelerini ne de şehadetlerini kabul<br />
eder.&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Rasûlüllah sözlerinin burasında<br />
dinleyenlere sordu: &#8220;Ey insanlar! Yarın beni sizden soracaklar. Ne dersiniz?&#8221;<br />
Ashab-ı Kiram cevap verdi:</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">&#8220;Allah&#8217;ın risâletini tebliğ ettin; risalet<br />
görevini yerine getirdin, bize vasiyyet ve nasihatte bulundun diye şehadet<br />
ederiz.&#8221; Rasûlullah şehadet parmağını göğe kaldırarak üç kez &#8220;Şahit o! ya Rab!<br />
Şahit o! ya Rab! Şahit ol ya Rab!&#8221; buyurarak Arafat&#8217;taki hutbesini bitirdi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Hz. Peygamber güneş batıncaya kadar vakfede<br />
durdu. Tam buradan inmeye karar vereceği bir anda yukarıda zikredilen Mâide<br />
sûresinin üçüncü âyeti nazil oldu. Daha sonra devesine binen Rasûlüllah yavaş<br />
adımlarla Arafat&#8217;tan inerek Müzdelife&#8217;ye geldi. Burada bir ezan iki kamet ile<br />
akşam ve yatsı namazlarını birleştirerek kıldı. Ve istirahata çekildi. Sabah<br />
olunca cemaatle birlikte sabah namazını kaldı ve ortalık iyice ağardıktan sonra<br />
Müzdelife&#8217;den Cemretü&#8217;l Akabe mevkiine geldi. Şeytan taşlamadan sonra Mina&#8217;ya<br />
geçen Rasûlüllah burada da Veda Hutbesi&#8217;nin diğer bölümünü irad etti. Allah&#8217;a<br />
hamdü senadan sonra devamla:</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">&#8220;Ey insanlar! Sizi Allah&#8217;ın kitabına<br />
bağlayan peygamberinizin sözlerini iyi dinleyiniz, ona itaat ediniz. Hac<br />
ibadetinizin bütün hareketlerini benden gördüğünüz gibi ifa ediniz. Öyle<br />
sanıyorum ki, ben bu seneden sonra bir daha haccedemem. &#8221; Rasûlüllah bundan<br />
sonra halkla sorulu cevaplı sürdürdüğü hutbesini: &#8220;Ey insanlar! Ayların yerini<br />
değiştirerek geri bırakmak inkârda aşırı gitmektir. Kafirler böyle yapmakla<br />
doğru yoldan saptılar. Allah&#8217;ın haram kıldığı ayların sayısını uygun yapmak<br />
için, bir yıl haram ayını helal, diğer yıl onu haram sayarlar. Böylece Allah&#8217;ın<br />
haram kıldığını helal kabul ederler. Zaman, Allah&#8217;ın gökleri ve yeri yarattığı<br />
gün gibi aynı duruma döndü. Allah&#8217;ın katında ayların sayısı on ikidir. Bunların<br />
dördü mukaddes (haram) aylardır ki üçü arka arkaya gelen Zilkade, Zilhicce ve<br />
Muharrem, dördüncüsü de Cemaziyelahir ile Şaban&#8217;ın arasındaki Receb&#8217;tir. Ey<br />
mü&#8217;minler! Bu ay hangi aydır?&#8221;-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.&#8221;-Zilhicce ayı<br />
değil midir?&#8221;-Evet Zilhiccedir.&#8221;-Bu içinde bulunduğumuz belde hangi<br />
beldedir?&#8221;-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.-Mekke Şehri değil midir?&#8221;-Evet<br />
Mekke&#8217;dir.&#8221;-Bugün hangi gündür?</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.&#8221;Yevmü&#8217;nnahr<br />
(kurban kesme günü) değil midir?&#8221;-Evet yevmünahr&#8217;dır. Bu diyalogdan sonra<br />
Rasûlüllah sahabelere dönerek &#8220;Şu halde iyi bilin ki; bu şehrinizde, bu<br />
beldenizde, bu gününüzün mukaddes (haram) olduğu gibi birbirinize kanlarınızı<br />
dökmek, mallarınızı haksız yere olmak, namuslarınızı kirletmek de haramdır, her<br />
türlü saldırıdan masumdur. Muhakkak ki, siz Rabbinize kavuşacaksınız, o zaman<br />
bütün bu işlerden sorulacaksınız. Ey İnsanlar! Aklınızı başınıza alında benden<br />
sonra birbirinizin boynunu vuracak şekilde dalâlete, vahşete düşerek cahiliye<br />
devrine dönmeyin. Ey insanlar! Bu nasihatlerime kulak verip bunları burada hazır<br />
bulunanlarınız burada bulunmayanlara tebliğ etsin. Olabilir ki, kendisine<br />
tebliği edilen kimse burada bulunup işiten bir kısım kimseden daha iyi anlayıp<br />
bellemiş olur&#8221; ardından Rasûlüllah iki kez:&#8221;- Tebliğ ettim mi?&#8221; buyurdu.Sahabîler:-Evet<br />
ettin, deyince O;&#8221;Şahit ol ya Rab!&#8221; dedi ve tekrar hatırlattı: &#8220;Burada<br />
bulunanlar bulunmayanlara tebliğ etsin. &#8220;</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Rasulüllah Mina&#8217;daki bu hutbesinden sonra<br />
kurban kesim yerine gelerek önceden hazırlanan yüz devenin altmış üçünü bizzat<br />
kendi kurban etti diğerlerini de Hz. Ali kestikten sonra her deveden birer parça<br />
et alınarak pişirilip yenildi. Daha sonra traş olan Hz. Peygamber ihramdan çıktı<br />
ve Kabe&#8217;yi tavaf etti. Öğle namazını da orada kıldıktan sonra Zemzem suyunun<br />
yanına gitti ve kendisine sunulan bir bardak suyu içtikten sonra tekrar Mina&#8217;ya<br />
döndü. Rasûlüllah Mina&#8217;da geçirdiği teşrik günlerinde şeytan taşlama görevini<br />
yerine getirmiş, bu arada çevresinde bulunan insanlara hutbeler irad buyurmuştu.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">&#8220;Allah&#8217;ın yardımı ve fetih geldiği ve<br />
insanların dalga dalga Allah&#8217;ın dirine girdiklerini gördüğün zaman Rabbini<br />
överek tesbih et. O&#8217;ndan mağfiret dile. Çünkü o tevbeleri çok kabul edendir&#8221;<br />
(en-Nasr, 110/1-3) mealindeki Nasr sûresinin nâzil olduğunu duyan Müslümanlara,<br />
hem yeni nâzil olan bu sûreyi okumuş hem de kendilerine nasihat ettiği<br />
hutbelerinden birini irad buyurmuştur. Bu hutbesinde de yine Müslümanların mal,<br />
can, namus emniyetinden bahseden Rasûlüllah insan haklarının temelini oluşturan<br />
bu üç hakkı tekrar tekrar ümmetine hatırlatmıştı. Değişik yer ve zamanda irade<br />
edilen bu hutbeler, tek bir hutbe şeklinde bütünleştirilmiştir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Hutbenin toplum hayatına getirdiği<br />
prensipler:</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">İncelendiği zaman Veda Hutbe&#8217;sinde<br />
Peygamber (s.a.s)&#8217;in başlıca şu noktalara değindiği görülür:</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">1- Her işte daima Allah&#8217;a hamd-ü sena etmek<br />
gerekir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">2- Nefis, insanı her zaman şerre yöneltmek<br />
ister. Bu sebeple nefislerin şer-inden de Allah&#8217;a sığınmak lâzımdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">3- Can, mal ve ırz kutsaldır. Yaşama hakkı<br />
tabii bir haktır. Irz, şeref, haysiyet, hürriyet ve mülkiyet saldırıdan korunmuş<br />
haklardır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">4- Cahiliye gelenekleri kaldırılmıştır.<br />
İnsanlar alışa geldikleri kötü şeyleri körü körüne yapmaktan vazgeçmelidirler.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">5- Faiz haramdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">6-Kan davası gütmek haramdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">7- Emânetler yerlerine verilmelidir.<br />
Emânete hıyanet</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">edilmemelidir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">8- Küçük büyük önemli-önemsiz her işte<br />
şeytana uymaktan sakınılmalıdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">9- Kadınların ve erkeklerin karşılıklı hak,<br />
vazife ve sorumlulukları vardır. Kadınlara nezâketle davranılacaktır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">10- Hem kadın hem de erkekler zinadan<br />
şiddetle kaçınacaklardır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">11- Köle ve hizmetçilere iyi<br />
davranılacaktır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">12- Bütün Müslümanlar kardeştir. Her türlü<br />
sınıf farkları ve ayrıcalıklar kaldırılmıştır. Üstünlük fazilet iledir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">13- Zulümden sakınmak gerekir, halkın malı<br />
haksız yere yenemez, birine ait bir şey sahibinin izni olmadıkça başkası için<br />
helâl olmaz.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">14- Müslümanlar birbirleriyle savaşmaktan<br />
sakınacaklardır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">15- Allah&#8217;ın Kitâb&#8217;ına ve Peygamber&#8217;in<br />
sünnetine uyanlar asla sapıklığa düşmezler.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">16- İslâm sadeliğinden ayrılmamak,<br />
aşırılıklara sapmamak gerekir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">17-Hak Teâlâ&#8217;ya ibadet olunacak; beş vakit<br />
namaz kılınacak, oruç ayında oruç tutulacak, Hz. Peygamber&#8217;in tavsiyelerine<br />
uyulacaktır. Bunları hakkıyla yerine getirenlerin mükâfatı cennettir. </span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpsesi.com/veda-hutbesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

